Oyuna Alınmayan Minik Kirpi Piko Masalı

Minik Kirpi Piko, dikenlerinin topu patlatabileceği düşüncesiyle arkadaşları tarafından oyuna alınmaz. Ancak top çalılara kaçınca Piko dikenlerinin onu koruyan özel bir güç olduğunu gösterir ve herkesin oyuna katılabileceği yeni bir çözüm bulunur. Böylece arkadaşları, farklılıkların engel değil doğru yerde büyük bir avantaj olabileceğini öğrenir.

sesli dinlemek icin tiklayin

Oyuna Alınmayan Minik Kirpi Piko

Çam ağaçlarının göğe uzandığı, papatyaların çimenlerin arasından gülümsediği neşeli bir ormanda Piko adında küçük bir kirpi yaşardı.

Piko’nun sırtında yüzlerce sivri diken vardı. Bu dikenler onu soğuktan ve tehlikelerden korurdu. Piko dikenlerini severdi ama bazen arkadaşlarının onlardan çekindiğini fark ederdi.

Bir sabah ormanın ortasındaki çayırlıktan neşeli sesler yükseldi.

“Topu bana at!”

“Kaleyi koruyun!”

“Yaşasın, gol oldu!”

Piko sesleri duyunca heyecanla çayıra koştu. Tavşan Tıpır, Sincap Mino ve Ceylan Lila, kırmızı bir topla oyun oynuyordu.

Piko yanlarına yaklaşarak:

“Ben de sizinle oynayabilir miyim?” diye sordu.

Tıpır topu kucağına aldı. Mino, Piko’nun dikenlerine baktı. Lila da biraz tereddüt etti.

“Şey…” dedi Tıpır. “Top dikenlerine değerse patlayabilir.”

“Evet,” dedi Mino. “Sonra oyunumuz yarım kalır.”

Piko’nun sevinci bir anda kayboldu.

“Dikkatli oynarım,” dedi. “Topa sırtımı dönmem.”

Fakat arkadaşları birbirlerine baktılar.

“Belki başka bir gün oynarız,” dedi Lila.

Sonra oyunlarına geri döndüler.

Piko, çayırın kenarındaki büyük taşın üzerine oturdu. Arkadaşlarının koşuşunu sessizce izledi. Top bir o yana, bir bu yana gidiyor; herkes gülüp eğleniyordu.

Piko’nun içinden ince bir ses geçti:

“Keşke benim de yumuşacık tüylerim olsaydı.”

Bir süre sonra top hızla yuvarlandı ve çalıların arasına girdi.

“Ben getiririm!” dedi Mino.

Çalıların içine koştu ama kısa süre sonra geri döndü.

“Top görünmüyor. Çalılar çok sık.”

Tıpır bir taraftan, Lila başka bir taraftan aradı. Fakat dikenli dallar yollarını kapatıyordu.

Piko yavaşça ayağa kalktı.

“Ben bakabilirim,” dedi.

Tıpır şaşkınlıkla sordu:

“Dallar sana batmaz mı?”

Piko hafifçe gülümsedi.

“Dikenlerim beni korur.”

Başını eğip sık çalıların arasına girdi. Kuru dallar sırtındaki dikenlere takıldı ama ona zarar vermedi. Biraz ilerleyince kırmızı topu gördü.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Uykuya Dalan Minik Ayı

Top, ince bir dalın altında sıkışmıştı.

Piko topu dikkatlice burnuyla itti. Sonra onu önüne alarak çalıların arasından geri çıkardı.

“Buldum!” dedi.

Arkadaşları sevinçle alkışladı.

“Yaşasın Piko!” diye bağırdı Mino.

Piko topu Tıpır’a uzattı. Tam geri dönmek üzereydi ki Lila:

“Bekle,” dedi. “Belki sen de oynayabilirsin.”

Tıpır yine topa baktı.

“Ama top dikenlerine değerse ne olacak?”

Piko bir an düşündü. Sonra çayırın kenarında duran iki büyük yaprağı gördü.

“Ben kaleci olabilirim,” dedi. “Topu sırtımla değil, burnumla ve ayaklarımla durdururum. Ayrıca kalenin arkasına bu yaprakları koyarız. Böylece top dikenlerime doğru gelirse önce yapraklara çarpar.”

Mino heyecanla kuyruğunu salladı.

“Harika fikir!”

Hep birlikte büyük yaprakları kalenin arkasına yerleştirdiler. Piko da kalenin önüne geçti.

Oyun yeniden başladı.

Tıpır topa vurdu.

Top hızla Piko’ya doğru geldi.

Piko dikkatlice yana eğildi ve topu ayağıyla durdurdu.

“Kurtardım!” diye bağırdı.

Mino tekrar vurdu. Piko bu kez topu burnuyla geri gönderdi.

Lila gülerek:

“Piko çok iyi bir kaleci!” dedi.

Bir süre sonra herkes yorulunca büyük meşe ağacının gölgesine oturdular.

Tıpır başını eğdi.

“Piko, seni oyuna almadığımız için özür dilerim,” dedi. “Dikenlerinin yalnızca sorun çıkaracağını düşündük.”

Mino da:

“Senin ne kadar iyi oynayabileceğini sormadan karar verdik,” dedi.

Piko biraz düşündü.

“Oyuna alınmayınca çok üzüldüm,” dedi. “Ama artık size kızgın değilim. Bir dahaki sefere beni dışarıda bırakmak yerine birlikte bir yol bulabiliriz.”

Lila başını salladı.

“Herkes aynı şekilde oynamak zorunda değil. Önemli olan herkesin oyunda kendine uygun bir yeri olması.”

Ertesi gün arkadaşlar çayıra yeniden geldiler. Bu kez oyuna başlamadan önce çevrelerine baktılar.

Tıpır:

“Başka katılmak isteyen var mı?” diye seslendi.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Ormanın Kalbi

Ağacın arkasından yavaş yürüyen Kaplumbağa Tumi çıktı.

“Ben çok hızlı koşamam,” dedi çekinerek.

Piko gülümsedi.

“Hiç sorun değil. Sen de hakem olabilirsin. Top dışarı çıkınca bize söylersin.”

Tumi sevinçle başını salladı.

O günden sonra çayırdaki oyunlar biraz değişti.

Kimi hızlı koştu, kimi kaleyi korudu, kimi puanları saydı, kimi de yeni kurallar düşündü.

Ama hiç kimse farklı olduğu için oyunun dışında bırakılmadı.

Piko ise artık dikenlerini saklamak istemiyordu.

Çünkü onu diğerlerinden farklı yapan özellik, doğru yerde kullanıldığında oyunun en güçlü parçasına dönüşebiliyordu.

Oyuna Alınmayan Minik Kirpi Piko Masalı İle İlgili Pedagojik Formatta Soru Cevap Bölümü

Bu Oyuna Alınmayan Minik Kirpi Piko Masalındaki soru-cevaplar çocukların hikâyeyi daha iyi anlamasını, karakterlerin davranışlarını değerlendirmesini ve güvenli davranış alışkanlığı kazanmasını destekler.

Soru 1: Arkadaşları Piko’yu neden önce oyuna almak istemedi?

Cevap: Piko’nun dikenlerinin topu patlatabileceğini düşündüler. Ancak Piko’ya nasıl oynayabileceğini sormadan karar verdikleri için onun kendisini üzgün ve dışlanmış hissetmesine neden oldular.

Soru 2: Piko ve arkadaşları herkesin oyuna katılması için nasıl bir çözüm buldu?

Cevap: Piko kaleci oldu ve topun dikenlerine değmemesi için kalenin arkasına büyük yapraklar yerleştirdiler. Böylece Piko’nun farklı özelliğine uygun bir görev buldular ve birlikte oynamaya devam ettiler.

Evet, Oyuna Alınmayan Minik Kirpi Piko Masalı adlı masalımızda burada bitti. Sizde Oyuna Alınmayan Minik Kirpi Piko Masalı gibi Arkadaşlık ve Paylaşma Hikayeleri yazarak tarafımıza gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk Oyuna Alınmayan Minik Kirpi Piko Masalı gibi masal okuyarak uyuyacak. Masal göndermek için aşağıda ki resme tıklayabilirsiniz.

masal gonder

MasalAbi

Masal Abi Olarak Çocuklarıma Okumayacağım Hiçbir Masalı Evlatlarınıza Okumayacağımdan Emin Olabilirsiniz. Bende Bir Baba Olarak Kendi Evlatlarıma Okumadığım Hiçbir Masalı Sizlere Sunmuyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu