Çiftlikte Herkesi Uyandıran Küçük Horoz Masalı

Kızıl, güçlü bir şekilde ötemediğini düşününce diğer hayvanların seslerini taklit etmeye çalışır. Sonunda başkalarına benzemek yerine kendi sesini bulması gerektiğini anlar ve denemeye devam ettikçe kendine olan güveni artar.

Çiftlikte Herkesi Uyandıran Küçük Horoz

Geniş tarlaların, meyve ağaçlarının ve küçük bir derenin çevrelediği neşeli bir çiftlikte, kızıl tüyleri güneşte parlayan genç bir horoz yaşardı. Çiftlikteki herkes ona Kızıl derdi.

Kızıl henüz büyümekteydi. Başındaki ibiği yeni belirginleşmiş, kuyruğundaki uzun tüyler yavaş yavaş şekillenmeye başlamıştı. En çok da babası gibi sabahları kümese çıkıp güçlü bir sesle ötmeyi istiyordu.

Çünkü çiftlikte güneş doğmadan hemen önce her sabah aynı şey olurdu.

Büyük horoz çitin üzerine çıkar, göğsünü kabartır ve bütün çiftliğe duyuracak kadar güçlü bir sesle öterdi.

Ardından koyunlar ağıldan çıkar, inekler ahırda hareketlenir, ördekler gölete doğru yürür ve çiftçi bahçenin kapısını açardı.

Kızıl için sabahın başlaması demek, horozun sesi demekti.

Bir sabah babasının yanına giderek:

“Ben de ötebilir miyim?” diye sordu.

Büyük horoz gülümsedi.

“Denemeden bilemezsin.”

Kızıl heyecanla çitin üzerine çıktı. Ayaklarını dikkatlice yerleştirdi, göğsünü kabarttı ve başını gökyüzüne doğru kaldırdı.

Derin bir nefes aldı.

“Üüü…”

Ses bir anda kesildi.

Kızıl şaşırdı.

Bir kez daha denedi.

“Ü-üü-üü…”

Bu kez sesi öyle ince çıktı ki hemen yanındaki samanların üzerinde uyuyan tavuklardan biri bile başını kaldırmadı.

Kızıl üzgün bir şekilde çitten indi.

“Ben horoz gibi ötemiyorum.”

Babası:

“Daha ilk denemen,” dedi. “Sesini hemen bulamayabilirsin.”

Ama Kızıl bunu duymak istemiyordu.

Çiftlikteki herkesin kendine ait güzel bir sesi vardı. Ördekler vak vaklıyor, koyunlar meliyor, inekler uzun uzun möö diye sesleniyordu.

Bir tek onun sesi yokmuş gibi geliyordu.

O gün kendi sesini bulmaya karar verdi.

İlk olarak göletin yanına gitti.

Ördekler suyun üzerinde neşeyle yüzüyordu.

Kızıl onları dikkatle dinledi.

“Vak vak!”

“Demek ses çıkarırken böyle yapmalıyım,” diye düşündü.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Ata Tohumlarının Sırrı

Gagasını açtı.

“Vak!”

Ama çıkan ses ne ördeğe benziyordu ne de horoza.

Ördeklerden biri gülümseyerek:

“Sen neden bizim gibi ses çıkarmaya çalışıyorsun?” diye sordu.

“Çünkü benim güzel bir sesim yok.”

Ördek başını iki yana salladı.

“Belki de senin sesin bizimkine benzemek zorunda değildir.”

Kızıl bunu düşündü ama yine de yoluna devam etti.

Biraz ileride ağıldaki koyunları gördü.

Küçük bir kuzu annesine sesleniyordu.

“Meee!”

Kızıl bu kez koyunları taklit etmeye karar verdi.

Göğsünü kabarttı.

“Mee…”

Kendi çıkardığı sesi duyunca hemen sustu.

“Bu hiç olmadı.”

Kuzu gülmedi. Yalnızca Kızıl’a bakıp:

“Bence sen koyun olmaya çalışmamalısın,” dedi.

Kızıl’ın morali biraz daha bozuldu.

Öğleden sonra ahıra uğradı, hatta bir süre ineklerin nasıl ses çıkardığını bile dinledi. Fakat ne kadar uğraşırsa uğraşsın başkalarının seslerini çıkarmaya çalıştığında kendini daha da tuhaf hissediyordu.

Akşam olduğunda çiftliğin arkasındaki eski elma ağacının altına oturdu.

Güneş yavaş yavaş tarlaların arkasına inerken gökyüzü turuncuya dönmüştü.

Babası onu orada buldu.

“Bütün gün seni aradım,” dedi.

Kızıl yere baktı.

“Ben galiba hiç ötemeyeceğim.”

Babası yanına oturdu.

“Bugün ne yaptın?”

“Ördekler gibi ses çıkarmaya çalıştım. Sonra koyunları dinledim. İnekleri de denedim.”

Babası gülümsememeye çalıştı.

“Peki neden başkalarının sesini arıyorsun?”

Kızıl şaşırdı.

“Çünkü benim sesim güzel değil.”

“Henüz nasıl bir sesin olduğunu bile bilmiyorsun.”

Kızıl babasına baktı.

Büyük horoz devam etti:

“Ben de senin yaşındayken ilk ötüşümde öyle garip bir ses çıkarmıştım ki ördekler gölete kaçmıştı.”

Kızıl’ın gözleri büyüdü.

“Gerçekten mi?”

“Gerçekten. Sesimi bulmam biraz zaman aldı. Kimse bir sabah uyanıp her şeyi mükemmel yapamaz.”

O gece Kızıl uzun süre düşündü.

Belki de yanlış yaptığı şey ötemeyi becerememesi değildi. Belki sürekli başkaları gibi ses çıkarmaya çalışmasıydı.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Ay Dedesinin Ninnisi

Ertesi sabah çiftlik henüz karanlıktı.

Büyük horoz o gün biraz rahatsız uyanmıştı. Sesi kısılmıştı ve çitin üzerine çıkamayacak kadar yorgundu.

Kızıl kümesten dışarı baktı.

Gökyüzünün kenarında incecik bir aydınlık belirmeye başlamıştı.

Çiftlik hâlâ sessizdi.

Kızıl’ın kalbi hızlandı.

“Ya yine sesim çıkmazsa?” diye düşündü.

Sonra babasının sözünü hatırladı.

Başkasının sesini arama. Kendi sesini bul.

Kızıl yavaşça çitin üzerine çıktı.

Derin bir nefes aldı.

Bu kez ördekleri düşünmedi.

Koyunları da düşünmedi.

Babasına benzemeye bile çalışmadı.

Sadece sabahın geldiğini bütün çiftliğe söylemek istedi.

Başını kaldırdı.

Ve öttü.

“Ü-ürü-üüüü!”

Ses kusursuz değildi.

Biraz ince başladı, ortasında hafifçe çatladı ama sonunda çiftliğin öteki ucuna kadar ulaştı.

Ahırdaki inek başını kaldırdı.

Ördekler gölette kanatlarını çırptı.

Koyunlar hareketlenmeye başladı.

Çiftçinin evindeki perde açıldı.

Kızıl şaşkınlıkla etrafına baktı.

Çiftlik gerçekten uyanıyordu.

Bir kez daha nefes aldı.

“Ü-ürü-üüüü!”

Bu kez sesi daha güçlüydü.

Güneş tam o sırada tarlaların arkasından yükselmeye başladı.

Babası kümesten çıkıp ona baktı.

“Duydun mu?” diye sordu.

Kızıl heyecanla başını salladı.

“Bu benim sesimdi!”

“Evet,” dedi babası. “Hem de yalnızca sana ait.”

Kızıl o sabah çiftliği üçüncü kez uyandırırken artık sesinin diğer horozlarınkine benzemesini istemiyordu.

Çünkü anlamıştı ki kendi sesini bulmak, başkalarını taklit etmekten çok daha güzeldi.

O günden sonra her sabah biraz daha güvenle çitin üzerine çıktı. Bazen sesi çatladı, bazen istediği kadar güçlü çıkmadı ama Kızıl artık bundan utanmıyordu.

Çünkü iyi yapmanın yolu, ilk denemede kusursuz olmaktan değil; denemeye devam edip kendine ait olanı bulmaktan geçiyordu.

Çiftlikte Herkesi Uyandıran Küçük Horoz Masalı İle İlgili Pedagojik Formatta Soru Cevap Bölümü

Bu Çiftlikte Herkesi Uyandıran Küçük Horoz Masalındaki soru-cevaplar çocukların hikâyeyi daha iyi anlamasını, karakterlerin davranışlarını değerlendirmesini ve güvenli davranış alışkanlığı kazanmasını destekler.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Bilge Kaplumbağa ve Meraklı Tavşan Masalı

Soru 1: Kızıl neden diğer hayvanların seslerini taklit etmeye çalıştı?
Cevap: Kendi sesinin güzel olmadığını düşündüğü için başkalarına benzemeye çalıştı. Sonunda herkesin kendine ait bir sesi ve farklı bir özelliği olduğunu öğrendi. 🌟

Soru 2: Kızıl kendi sesini nasıl buldu?
Cevap: Başkalarını taklit etmekten vazgeçip yeniden denedi ve pes etmedi. Böylece kendi sesini buldu ve zamanla daha da güvenli ötmeye başladı. 🐓

Evet, Çiftlikte Herkesi Uyandıran Küçük Horoz Masalı adlı masalımızda burada bitti. Sizde Çiftlikte Herkesi Uyandıran Küçük Horoz masalı gibi Hayvan Masalları yazarak tarafımıza gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk Çiftlikte Herkesi Uyandıran Küçük Horoz masalı gibi masal okuyarak uyuyacak. Masal göndermek için aşağıda ki resme tıklayabilirsiniz.

masal gonder

MasalAbi

Masal Abi Olarak Çocuklarıma Okumayacağım Hiçbir Masalı Evlatlarınıza Okumayacağımdan Emin Olabilirsiniz. Bende Bir Baba Olarak Kendi Evlatlarıma Okumadığım Hiçbir Masalı Sizlere Sunmuyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu