Besmeleyle Başlayan Gün Masalı
Nisa’nın sabahı aceleyle başlar; süt dökülür, toka kaybolur, ayakkabının bağı çözülür… Nisa her şeyin üst üste geldiğini sanırken annesi ona çok basit bir “başlangıç anahtarı” öğretir: Besmeleyle başlamak. Nisa, besmeleyle birlikte yavaşlamayı, dikkat etmeyi, şükretmeyi ve kalbini sakinleştirmeyi öğrenir. Günün sonunda Nisa, küçük bir sözün bir günü nasıl güzelleştirebileceğini keşfeder


Besmeleyle Başlayan Gün
Nisa sabahları uyanmayı severdi ama bazı sabahlar… bazı sabahlar sanki “acele rüzgârı” evin içine dolardı.
O sabah da öyle oldu.
Nisa gözlerini açtı. Perdeden içeri yumuşacık bir güneş ışığı sızıyordu. Kuşlar “cik cik” diye konuşuyor gibiydi. Nisa tam gülümseyecekti ki annesinin sesi duyuldu:
“Canım, kalkalım. Okul hazırlığı başlıyor.”
Nisa birden fırladı.
“Geç kalıyoruz mu anne?” diye sordu, daha yatağından inerken.
“Hayır kızım, daha vaktimiz var,” dedi annesi sakin bir sesle.
Ama Nisa’nın içinde bir telaş topu hoplayıp zıplıyordu. Sanki görünmez bir düğme basılmıştı: Hızlı mod!
Nisa koşarak banyoya gitti. Diş fırçasını aldı. Macunu sıktı… ama macun “pırt!” diye fazla çıktı. Lavabonun kenarına yapıştı.
“Ahh! Off!” dedi Nisa.
Ellerini yıkayacaktı; musluğu biraz fazla açtı. Su şıpır şıpır sıçradı, pijamasının kolu ıslandı.
“Bugün her şey ters!” diye söylendi.
Annesi kapının önünde durdu. Gülümseyerek, “Yavaş yavaş, olur mu?” dedi.
Nisa “Tamam,” dedi ama vücudu hiç “tamam” demiyordu. Vücudu hâlâ koşmak istiyordu.
Mutfağa geldi. Masada bir bardak süt vardı. Nisa sandalyeye otururken dirseği bardağa çarptı.
Süt… önce titredi… sonra “şaaak!” diye masaya döküldü.
Nisa’nın gözleri büyüdü.
“Hayır yaa!” dedi, elleri havada kaldı.
Annesi hemen peçeteyi aldı. Sakin sakin sildi. Nisa’nın yüzüne baktı ve yumuşak bir sesle sordu:
“Nisa, bugün sence neden böyle oluyor?”
Nisa dudaklarını büzdü. “Bilmiyorum. Her şey benimle uğraşıyor!”
Annesi güldü. “Bazen eşyalar bizimle uğraşmaz kızım. Biz acele edince… eşyalar da şaşırır.”
Nisa kaşlarını çattı. “Eşyalar şaşırır mı?”
“Şaşırır,” dedi annesi. “Sen hızlı hızlı hareket edince, gözün görmez; elin ölçmez; kalbin de sıkışır. İşte o zaman bardak devrilir, toka kaybolur, ayakkabının bağı çözülür.”
Nisa şaşkın bir yüzle, “Toka kaybolmadı ki…” dedi.
Tam o anda saçını toparlamak için tokasını aradı.
Masada yoktu. Çantada yoktu. Koltuğun üzerinde yoktu. Yastığın altında yoktu.
Nisa birden bağırdı: “Tokam yok! Ben demiştim! Bugün her şey ters!”
Annesi Nisa’nın yanına geldi. Diz çöktü. Nisa’nın iki elini tuttu.
“Bak güzel kızım,” dedi. “Sana küçük bir anahtar öğreteceğim. Bu anahtar görünmez… ama çok güçlü.”
Nisa merakla gözlerini açtı. “Anahtar mı? Nerede?”
Annesi kalbini gösterdi. “Burada. Biz işe başlarken, bir söz söyleriz. O söz kalbimize ‘dur’ der. Bizi sakinleştirir.”
Nisa fısıldadı: “Hangi söz?”
Annesi gülümsedi: “Bismillahirrahmanirrahim. Yani besmele.”
Nisa bir an durdu. “Besmele… bunu bazen yemek yerken söylüyoruz.”
“Evet,” dedi annesi. “Yemek yerken, bir işe başlarken, kapıdan çıkarken… Besmele, kalbimize şunu hatırlatır: ‘Ben yalnız değilim. Allah’ın adıyla başlıyorum. Dikkatli olacağım. Şükredeceğim.’”
Nisa gözlerini kırptı. “Peki… toka bulunur mu besmeleyle?”
Annesi güldü. “Besmele, eşyaları sihirli gibi ortaya çıkarmaz kızım. Ama sen besmeleyle sakinleşince… gözün daha iyi görür. Aklın daha iyi hatırlar. İşte o zaman bulmak kolaylaşır.”
Nisa derin bir nefes aldı.
Annesi “Hadi deneyelim,” dedi.
İkisi birlikte usulca söylediler:
“Bismillahirrahmanirrahim.”
Nisa’nın omuzları sanki biraz indi. Kalbi “pıt pıt” ederken, içi yavaşça yumuşadı.
Annesi, “Şimdi toka için üç adım yapalım,” dedi.
“Üç adım mı?”
“Evet: Dur — Bak — Hatırla.”
Nisa ilk adımı yaptı: Durdu. Koşmadı.
İkinci adımı yaptı: Etrafa baktı. Masanın altına baktı. Sandalyenin yanına baktı. Saçının ucunu, kolunu, cebini kontrol etti.
Üçüncü adım: Hatırladı.
“Ben tokayı… dün akşam masal kitabımın içine koymuştum!” dedi birden.
Koşacak gibi oldu, ama hemen durdu. Annesi gülümsedi.
Nisa besmeleyle bir kez daha fısıldadı ve yürüyerek odasına gitti.
Masal kitabını açtı.
Ve evet… toka oradaydı. Kitabın sayfaları arasında, sanki küçük bir sürpriz gibi duruyordu.
Nisa tokayı eline aldı. Gözleri parladı.
“Anne! Besmele işe yaradı!”
Annesi gülümsedi. “Besmele seni yavaşlattı. Sen de tokayı buldun.”
Nisa, “O zaman ben her şeye besmeleyle başlarım!” dedi.
Annesi hafifçe başını salladı. “Güzel. Ama bir şey daha var.”
“Neymiş?”
“Besmeleyle başlamak sadece ‘bulmak’ için değil. Kalbimizi güzelleştirmek için. Çünkü Allah’ın adını anınca… kalbimiz yumuşar, dilimiz güzel konuşur.”
Nisa başını eğdi. “Ben biraz bağırdım…”
“Olur,” dedi annesi. “Hata olunca özür dilemek de çok güzeldir.”
Nisa hemen, “Özür dilerim anne,” dedi.
Annesi Nisa’yı sarıldı. “Ben de seni seviyorum.”
Kahvaltı devam etti. Bu sefer Nisa bardağını iki eliyle tuttu. Yavaşça içti. Bir lokma aldı, bir lokma daha.
Sonra besmeleyle çantasını hazırladı. Defterini koydu. Kalemliğini koydu. Su şişesini koydu.
Tam kapıdan çıkacakken Nisa bir an durdu.
“Anne, kapıdan çıkarken de besmele der miyiz?”
“Diyebiliriz,” dedi annesi. “Allah’a emanet oluruz.”
Nisa kapının önünde durdu, küçük bir asker gibi ciddi oldu. Sonra yumuşacık bir sesle:
“Bismillahirrahmanirrahim.”
Kapıyı açtı.
Dışarıda hava serindi. Sokakta bir teyze poşetlerini taşıyordu. Poşetler ağır görünüyordu. Nisa teyzeye baktı, sonra annesine baktı.
Annesi gözleriyle “istersen yardım et” der gibi gülümsedi.
Nisa hemen yanına gitti.
“Teyzeciğim, ben taşıyayım mı?”
Teyze şaşırdı. “Ah canım, yorulursun.”
Nisa gülümsedi. “Ben güçlüyüm. Hem… ben besmeleyle çıktım bugün.”
Teyze “Maşallah,” dedi. “Ne güzel bir söz.”
Nisa poşetin birini aldı, kapıya kadar taşıdı. Teyze teşekkür etti.
Nisa yürürken içinden bir şey fark etti: Sabahki sıkışmış kalbi artık yoktu. İçinde küçük bir ferahlık vardı.
Okula giderken ayakkabısının bağı çözülecek gibi oldu. Nisa hemen durdu.
Acele etmedi.
“Dur — Bak — Hatırla,” dedi kendi kendine.
Bağcığını bağladı. Sonra bir daha besmele fısıldadı.
Okulun kapısından girerken arkadaşı Elif onu gördü.
“Nisa! Saçın çok güzel olmuş!”
Nisa gülümsedi. “Tokamı buldum.”
“Nasıl buldun?”
Nisa bir an düşündü. Sonra şöyle dedi:
“Ben bugün bir anahtar öğrendim. Besmele anahtarı.”
Elif meraklandı. “Anahtar mı?”
Nisa elini kalbine koydu. “Evet. Kalbimi yavaşlatıyor.”
Elif de elini kalbine koydu. “Ben de öğrenebilir miyim?”
Nisa başını salladı. “Öğrenirsin. Ama önce şunu bil: Besmele sihir değil. Besmele… güzel bir başlangıç.”
O gün Nisa’nın günü gerçekten güzeldi.
Çünkü Nisa artık şunu anlamıştı:
Bazen bir günün en önemli şeyi… hızlı olmak değil, güzel başlamaktı.
Ve Nisa her yeni işe başlamadan önce içinden şu küçük cümleyi söylemeyi öğrendi:
“Bismillahirrahmanirrahim.”
Besmeleyle Başlayan Gün Masalı İle İlgili Pedagojik Formatta Soru Cevap Bölümü
Besmeleyle başlayan gün masalındaki bu soru-cevaplar çocukların hikâyeyi daha iyi anlamasını, karakterlerin davranışlarını değerlendirmesini ve güvenli davranış alışkanlığı kazanmasını destekler.
1) Soru
Nisa’nın sabahı neden zorlaştı?
✅ Cevap (Detaylı):
Nisa sabah acele ettiği için dikkatini toplayamadı. Acele edince ellerimiz ve gözlerimiz de “hızlı” davranır; bu da bardağın devrilmesi, bir şeylerin kaybolması gibi küçük kazalara sebep olabilir. Nisa sakinleşmeyi öğrenince daha dikkatli oldu ve işleri kolaylaştı.
🎯 Pedagojik Amaç:
Çocuğa “acele = hata” ilişkisini somut örneklerle fark ettirmek; öz düzenleme ve sakinleşme becerisini desteklemek.
➕ Ek Soru:
Sen acele edince neler karışıyor? Bir örnek anlatır mısın?
2) Soru
Besmeleyle başlayan gün masalında besmele Nisa’ya nasıl yardımcı oldu?
✅ Cevap (Detaylı):
Besmele Nisa’nın kalbini sakinleştirdi. Nisa besmeleyle durmayı, dikkat etmeyi ve düşünmeyi hatırladı. Böylece tokasını nerede bıraktığını hatırladı ve daha düzenli davranabildi. Besmele, Nisa’ya “güzel başla ve dikkat et” mesajını verdi.
🎯 Pedagojik Amaç:
Dini değeri davranış becerisine bağlamak: niyet, farkındalık, dikkat ve sakinlik.
➕ Ek Soru:
Sen besmeleyle hangi işlere başlamak istersin? (Yemek, ders, oyuncak toplama gibi)
3) Soru
Nisa “Dur — Bak — Hatırla” adımlarıyla ne öğrendi?
✅ Cevap (Detaylı):
Nisa, sorun olduğunda paniklemek yerine önce durup sakinleşmeyi, sonra dikkatlice bakmayı ve en sonunda düşünerek hatırlamayı öğrendi. Bu, çocuğun problem çözme becerisini geliştirir ve “hemen bağırmak” yerine “çözüm aramak” alışkanlığını güçlendirir.
🎯 Pedagojik Amaç:
Problem çözme basamaklarını öğretmek; öfke ve telaşı yönetme becerisini desteklemek.
➕ Ek Soru:
Sence “Dur — Bak — Hatırla”yı başka hangi durumda kullanabiliriz?
Evet, Besmeleyle Başlayan Gün adlı masalımızda burada bitti. Sizde Besmeleyle Başlayan Gün masalı gibi Dini Hikayeler yazarak tarafımıza gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uyuyacak. Masal göndermek için aşağıda ki resme tıklayabilirsiniz.




