Arkadaşının Oyuncağını Sormadan Alan Aras’ın Masalı

Aras, arkadaşı Mete’nin yeni trenini çok merak edip izin almadan oynayınca tren zarar görür. Yaptığı hatanın yalnızca özür dilemekle düzelmeyeceğini anlayan Aras, sorumluluk almayı ve başkalarının eşyalarını kullanmadan önce izin istemeyi öğrenir.

sesli dinlemek icin tiklayin

Arkadaşının Oyuncağını Sormadan Alan Aras

Aras ile Mete aynı mahallede yaşayan iki yakın arkadaştı. Okuldan sonra sık sık buluşur, bazen bahçede top oynar, bazen oyuncak arabalarıyla yarış yapar, bazen de odalarına kocaman şehirler kurarlardı.

Bir cumartesi günü Aras, Mete’nin evine oyun oynamaya gitti.

Kapıyı Mete açtı.

“Aras, çabuk gel! Sana göstereceğim bir şey var!” dedi heyecanla.

Aras ayakkabılarını çıkarıp Mete’nin peşinden odasına koştu.

Odaya girer girmez gözleri yerdeki büyük tren yoluna takıldı. Raylar odanın bir ucundan diğer ucuna uzanıyor, küçük bir köprüden geçiyor, oyuncak evlerin arasından dolaşıyordu.

Rayların üzerinde ise kırmızı renkli, yepyeni bir tren vardı.

Aras’ın gözleri büyüdü.

“Bu tren yeni mi?”

Mete gururla başını salladı.

“Evet. Dedem doğum günümde aldı.”

Sonra trenin üzerindeki küçük düğmeye bastı.

“Çuf çuf! Çuf çuf!”

Trenin önündeki ışık yandı. Tren rayların üzerinde yavaşça ilerlemeye başladı.

Aras hayranlıkla onu izliyordu.

“Çok güzelmiş!”

“Bir de köprüden geçerken ses çıkarıyor,” dedi Mete.

Tren köprüye geldiğinde küçük bir zil sesi duyuldu.

Aras daha da heyecanlandı.

“Ben de kullanabilir miyim?”

Mete birkaç saniye düşündü.

“Olur. Ama dikkatli olalım. Dedem trenin parçalarının hassas olduğunu söyledi.”

Aras başını salladı.

“Tamam.”

İki arkadaş uzun süre birlikte oynadı.

Bazen trenin vagonlarına oyuncak hayvanlar bindirdiler. Bazen küçük istasyonlar yaptılar. Bazen de trenin hangi durağa gideceğine karar vermek için sırayla istasyon görevlisi oldular.

Bir süre sonra Mete’nin annesi mutfaktan seslendi.

“Mete, bana biraz yardım eder misin?”

Mete ayağa kalktı.

“Aras, hemen geliyorum.”

Mete odadan çıkınca Aras tren yolunun yanında tek başına kaldı.

Bir süre oyuncak evlere baktı.

Sonra gözleri yeniden kırmızı trene kaydı.

Tren rayların üzerinde sessizce duruyordu.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Çamaşırları Ayıralım, Asalım Masalı

Aras onu eline aldı.

Tekerleklerini inceledi.

“Acaba bu tren rayların dışında da gider mi?” diye düşündü.

Treni halının üzerine koymak istedi.

Tam o sırada Mete’nin söylediklerini hatırladı.

“Dikkatli olalım. Dedem trenin parçalarının hassas olduğunu söyledi.”

Aras bir an durdu.

Mete’ye sorması gerektiğini biliyordu.

Ama çok merak ediyordu.

“Bir kere denesem bir şey olmaz,” diye düşündü.

Treni halının üzerine koydu ve düğmesine bastı.

“Çuf… çuf…”

Trenin tekerlekleri dönüyordu ama halının tüylerine takıldığı için ilerleyemiyordu.

Aras treni eliyle biraz itti.

Tren bir anda öne doğru hareket etti.

Aras yakalamaya çalıştı.

“Dur!”

Fakat tren oyuncak kutusunun köşesine çarptı.

Tak!

Arkadaki vagonlardan biri yana devrildi.

Aras hemen treni eline aldı.

Vagonu trene bağlayan küçük parça yerinden çıkmıştı.

Aras’ın yüzündeki gülümseme kayboldu.

“Eyvah…”

Parçayı yerine takmaya çalıştı.

Bir kere denedi.

Olmadı.

Bir daha denedi.

Yine olmadı.

Tam o sırada Mete odaya döndü.

“Elma getirdim. İstersen beraber…”

Mete birden sustu.

Aras’ın elindeki treni gördü.

Sonra yerde duran vagonu fark etti.

“Trenime ne oldu?”

Aras ne söyleyeceğini bilemedi.

“Ben sadece biraz deniyordum.”

Mete hemen yanına geldi.

“Ne deniyordun?”

“Halının üzerinde gider mi diye baktım.”

Mete’nin yüzü değişti.

“Ama bana sormadın ki.”

Aras başını eğdi.

“Özür dilerim.”

Mete vagonu eline aldı.

Parçayı yerine takmaya çalıştı.

Olmadı.

“Bak, şimdi vagon takılmıyor.”

Aras hemen tekrar söyledi:

“Özür dilerim Mete.”

Mete cevap vermedi.

Treni masanın üzerine bıraktı.

Aras şaşırmıştı.

Özür dilemişti.

Ama Mete hâlâ üzgündü.

Bir süre odada sessizlik oldu.

Sonra Aras yavaşça:

“Gerçekten üzgünüm,” dedi.

Mete ona baktı.

“Ben trenim bozulduğu için üzülüyorum. Bir de bana sormadan aldığın için.”

Aras bu kez Mete’nin ne demek istediğini daha iyi anlamaya başladı.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Kayıp Arı ve Çiçek Bahçesi

Tam o sırada Mete’nin annesi odaya girdi.

“Bir sorun mu var çocuklar?”

Mete olanları anlattı.

Aras hemen:

“Ben özür diledim ama,” dedi.

Mete’nin annesi Aras’ın yanına oturdu.

“Özür dilemen güzel bir davranış,” dedi. “Ama bazen yalnızca özür dilemek yetmez.”

Aras merakla baktı.

“Neden?”

“Çünkü bir hata yaptığımızda mümkünse onu düzeltmeye de çalışmamız gerekir.”

Aras yerdeki vagona baktı.

“Treni tamir etmek gibi mi?”

“Aynen öyle. Bir de aynı hatayı tekrar etmemeye dikkat etmek gerekir.”

Aras biraz düşündü.

Sonra Mete’ye döndü.

“Trenini birlikte tamir edelim mi?”

Mete başını salladı.

“Olur.”

Üçü birlikte parçayı dikkatlice incelediler.

Neyse ki parça kırılmamıştı. Sadece yuvasından çıkmıştı.

Mete’nin annesi küçük parçayı yerine oturttu.

“Şimdi deneyebiliriz.”

Mete treni yeniden rayların üzerine koydu.

Düğmeye bastı.

“Çuf çuf!”

Tren yeniden hareket etti.

Aras’ın yüzü aydınlandı.

“Çalışıyor!”

Mete de gülümsedi.

Aras arkadaşına döndü.

“Mete, sana sormadan trenini aldığım için özür dilerim. Bir daha senin bir eşyanı kullanmadan önce izin isteyeceğim.”

Mete birkaç saniye Aras’a baktı.

Sonra:

“Tamam,” dedi. “İstersen yine oynayabiliriz.”

Aras çok sevindi.

Fakat bu kez hemen trene uzanmadı.

Önce Mete’ye baktı.

“Treni ben kullanabilir miyim?”

Mete gülümsedi.

“Evet.”

İki arkadaş yeniden oyuna başladı.

Tren rayların üzerinde dolaştı, köprüden geçti ve oyuncak istasyonlarda durdu.

Birkaç gün sonra Mete bu kez Aras’ın evine gitti.

Aras’ın masasında yeni aldığı renkli boya kalemleri vardı.

Mete mavi kalemi çok beğendi.

Elini uzattı.

Sonra birden durdu.

“Aras, mavi kalemini kullanabilir miyim?”

Aras gülümsedi.

“Tabii ki.”

İki arkadaş yan yana oturup resim yapmaya başladı.

Aras o gün önemli bir şey öğrenmişti.

Bir arkadaşının eşyasını çok merak etmek, onu izinsiz kullanabileceğin anlamına gelmezdi.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Adaletli Sultan ve Küçük Çoban

İzin istemek küçücük bir soru gibi görünüyordu:

“Bunu kullanabilir miyim?”

Ama aslında bu soru karşımızdaki kişiye çok önemli bir şey söylüyordu:

“Senin eşyalarına ve sınırlarına saygı duyuyorum.”

Aras artık bir arkadaşının oyuncağını, kalemini ya da herhangi bir eşyasını kullanmak istediğinde önce izin istiyordu.

Çünkü anlamıştı ki güzel arkadaşlıklar yalnızca birlikte oyun oynamakla değil, birbirine saygı göstermek ve yaptığımız hataların sorumluluğunu almakla da büyürdü.

Arkadaşının Oyuncağını Sormadan Alan Aras’ın Masalı İle İlgili Pedagojik Formatta Soru Cevap Bölümü

Bu Arkadaşının Oyuncağını Sormadan Alan Aras’ın Masalındaki soru-cevaplar çocukların hikâyeyi daha iyi anlamasını, karakterlerin davranışlarını değerlendirmesini ve güvenli davranış alışkanlığı kazanmasını destekler.

Soru 1: Aras, Mete’nin trenini kullanmadan önce ne yapmalıydı?
Cevap: Önce Mete’den izin istemeliydi. Çünkü başkasına ait bir eşyayı kullanmadan önce izin istemek, onun sınırlarına ve eşyalarına saygı gösterdiğimizi anlatır. 🤝

Soru 2: Aras neden yalnızca “özür dilerim” demekle kalmadı?
Cevap: Çünkü yaptığı hatanın sorumluluğunu almak istedi. Trenin düzeltilmesine yardım etti ve bir daha Mete’nin eşyalarını izinsiz kullanmamaya karar verdi. 🌟

Evet, Arkadaşının Oyuncağını Sormadan Alan Aras’ın Masalı adlı masalımızda burada bitti. Sizde Arkadaşının Oyuncağını Sormadan Alan Aras’ın masalı gibi Arkadaşlık ve Paylaşma Hikayeleri yazarak tarafımıza gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk Arkadaşının Oyuncağını Sormadan Alan Aras’ın masalı gibi masal okuyarak uyuyacak. Masal göndermek için aşağıda ki resme tıklayabilirsiniz.

masal gonder

MasalAbi

Masal Abi Olarak Çocuklarıma Okumayacağım Hiçbir Masalı Evlatlarınıza Okumayacağımdan Emin Olabilirsiniz. Bende Bir Baba Olarak Kendi Evlatlarıma Okumadığım Hiçbir Masalı Sizlere Sunmuyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu