Ayakkabısını Arayan Küçük Fil

Küçük fil Fiko, kaybolan ayakkabılarını bulmak için ormanda bir maceraya çıkar ve çeşitli arkadaşlarından yardım alır. Tavşan, kuş ve baykuş gibi dostlarının ipuçlarıyla ayakkabılarını bir sincabın aldığını öğrenir. Fiko, sincaptan ayakkabılarını geri alır ve eve döner. Bu macerada Fiko, arkadaşlık, yardımseverlik ve sorumluluk gibi değerleri öğrenir.

Ayakkabısını Arayan Küçük Fil

Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarlarda yemyeşil ormanların derinliklerinde, mavi gökyüzünün altında yaşayan tatlı mı tatlı bir fil yavrusu varmış. Bu küçük filin adı Fiko’ymuş ve Fiko’nun kendisi kadar sevimli ayakkabıları varmış. Ayakkabıları, güzel orman çiçeklerinin renkleriyle süslenmiş, rahat mı rahat bir çiftmiş. Fiko her sabah onları giymekten büyük keyif alır, ormanda neşeyle hoplayıp zıplarmış.

Bir sabah, Fiko güneşe uyanmış ve büyük bir heyecanla ayakkabılarını aramış. Fakat yatağının yanında olmaları gereken ayakkabıları yokmuş! Fiko, şaşkınlıkla sağa sola bakmış ama bir iz bulamamış.

“Anneee!” diye seslenmiş. “Ayakkabılarım yok! Onlar olmadan ormanda nasıl oynayabilirim ki?”

Annesi, ona tatlı bir gülümsemeyle bakmış. “Belki ayakkabıların da kendi maceralarını yaşamak istemiştir, Fiko,” demiş. “Hadi bakalım, ayakkabılarını bulmak için bir dedektif gibi iz sürmeye ne dersin?”

Fiko heyecanla başını sallamış. “Evet, anne! Maceraya hazırım!” demiş ve büyük bir merakla yola koyulmuş.

İlk Durak: Tavşan Miko

Fiko, ormanda hoplaya zıplaya ilerlerken, en yakın arkadaşı olan tavşan Miko’yu görmüş. Miko, devasa kulaklarını dikmiş, çiçekleri koklarken Fiko’yu fark etmiş ve gülümseyerek yanına gelmiş.

“Merhaba Fiko! Ne arıyorsun böyle sabah sabah?” diye sormuş Miko.

Fiko, biraz üzgün bir sesle, “Ayakkabılarımı bulamıyorum, Miko,” demiş. “Onlar olmadan koşup oynayamam! Acaba onları gördün mü?”

Miko, düşünceli bir şekilde çenesini kaşımış. “Hmm, en son dün akşam nehir kenarında oynamıştık. Belki oraya bakmalısın,” demiş.

Fiko, “Harikasın Miko! Hemen gidip bakacağım!” diyerek nehir kenarına doğru yola koyulmuş.

İkinci Durak: Minik Kuş Cik

Nehir kenarına vardığında, dalların arasında cıvıldayan Minik Kuş Cik’i görmüş. Cik, güzel sesiyle şarkılar söylerken Fiko’yu fark etmiş.

“Merhaba Fiko! Buraya neden geldin, yoksa benimle şarkı mı söyleyeceksin?” diye neşeyle sormuş Cik.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Pırıl Pırıl Nehir: Temizliğin Gücü

Fiko, başını sallayarak, “Cik, ayakkabılarımı kaybettim, onları burada gördün mü?” demiş.

Cik, incecik sesiyle düşünceli bir tonda cevap vermiş: “Hmm, ayakkabılarını görmedim ama büyük çınar ağacına sorsan iyi olur. O her şeyi görür ve duyar.”

Fiko heyecanla, “Teşekkür ederim Cik! Büyük çınara gidiyorum,” diyerek hemen ormanın ortasındaki koca çınar ağacına doğru koşmuş.

Üçüncü Durak: Bilge Çınar Ağacı

Büyük çınar ağacının dallarının arasında, bilgeliğiyle tanınan yaşlı baykuş Ovi oturuyormuş. Fiko, heyecanla başını kaldırıp Ovi’ye seslenmiş.

“Merhaba Bilge Ovi! Ayakkabılarımı kaybettim. Acaba onları gördün mü?” diye sormuş.

Ovi, gözlerini kırpıştırarak Fiko’ya bakmış. “Ah, küçük Fiko! Ayakkabılarını dün gece rüzgar sürükleyerek götürdü. Eski mağaranın girişine kadar yuvarlandığını duydum,” demiş.

Fiko hemen teşekkür edip eski mağaraya doğru heyecanla yola koyulmuş.

Dördüncü Durak: Eski Mağara

Mağaraya yaklaştığında, Fiko içeriden bir hışırtı sesi duymuş. Merakla içeri girdiğinde, karşısında ayakkabıları giymiş zıplayan bir sincap görmüş! Küçük sincap, ayakkabılarıyla komik komik yürüyormuş ve gülüyormuş.

“Hey, sincap!” demiş Fiko. “O ayakkabılar benim! Onları nereden buldun?”

Sincap biraz utangaç bir şekilde durup başını eğmiş. “Ah, Fiko! Çok özür dilerim. Bu ayakkabıları mağara girişinde buldum. O kadar güzel ve renkli görünüyorlardı ki, dayanamayıp denemek istedim,” demiş.

Fiko, gülümseyerek sincaba yaklaşmış. “Bir daha sormadan almazsan çok sevinirim, küçük dostum,” demiş ve ayakkabılarını geri almış.

Sincap utanarak, “Söz veriyorum, bir daha sormadan almam,” demiş.

Geri Dönüş

Fiko, ayakkabılarını giydiğinde mutluluktan havalara uçmuş. Ayakkabılarının verdiği rahatlığı ve sevdiği renkleri tekrar hissetmek onu çok mutlu etmiş. Yolda annesine geri dönerken, arkadaşları Tavşan Miko, Minik Kuş Cik ve Baykuş Ovi’ye uğrayarak teşekkür etmiş.

Evine vardığında annesi kapıda onu karşılamış. “Peki, küçük dedektif Fiko, ayakkabılarını bulabildin mi?” diye sormuş.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Sihirli Kuyunun Sırrı

Fiko, büyük bir mutlulukla başını sallamış. “Evet, anne! Maceraya atıldım, çok güzel şeyler öğrendim ve ayakkabılarımı buldum!”

Annesi, ona sevgi dolu bir bakış atmış. “Bak, bazen bir şeyler kaybolur ama onları bulmak için yaşadığımız yolculuk bize çok şey öğretir,” demiş.

O günden sonra Fiko, ayakkabılarını her akşam yatağının yanına koymayı ve rüzgarın onları sürüklemesini önlemek için küçük bir taşla sabitlemeyi ihmal etmemiş. Macera dolu bir gün geçirmiş ama sonunda ayakkabılarına ve dostlarına kavuşmuş.

Gökten üç elma düşmüş: Biri Fiko’ya, biri sincap dostuna, biri de bu macerayı dinleyen tüm çocuklara!

Evet çocuklar Ayakkabısını Arayan Küçük Fil adlı masalımızda burada bitti. Sizde Macera Hikayeleri yazarak tarafımıza gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uyuyacak. Masal göndermek için aşağıda ki resme tıklayabilirsiniz.

masal gonder

MasalAbi

Masal Abi Olarak Çocuklarıma Okumayacağım Hiçbir Masalı Evlatlarınıza Okumayacağımdan Emin Olabilirsiniz. Bende Bir Baba Olarak Kendi Evlatlarıma Okumadığım Hiçbir Masalı Sizlere Sunmuyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu