Paylaşmanın Sihirli Anahtarı

Küçük Eylül, oyuncaklarını kimseyle paylaşmayan bir kızdır. Köyün bilgesi Nanna Nine, paylaşmanın sihirli bir anahtarla mutluluk getireceğini söyler. Eylül, oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşmaya başlayınca hem onların mutluluğunu görür hem de kendi içinde sevgi ve dostluğun gerçek sihir olduğunu keşfeder. Bu deneyimle paylaşmanın mutluluğu çoğaltmanın yolu olduğunu öğrenir.

Paylaşmanın Sihirli Anahtarı

Bir zamanlar, yemyeşil tarlaların ve çiçekli bahçelerin arasında kurulu küçük bir köyde, Eylül adında bir kız yaşarmış. Eylül çok zeki, neşeli ve becerikli bir çocukmuş ama bir konuda herkes onu eleştirirmiş: paylaşmayı hiç sevmezmiş. Ne oyuncaklarını ne de yiyeceklerini kimseyle paylaşmazmış. En sevdiği oyuncağı, annesinin doğum gününde hediye ettiği, altın rengi bir kutunun içinde sakladığı mavi topmuş.

Komşu çocukları Ali ve Zeynep sık sık Eylül’le oynamak istermiş, ama Eylül her seferinde mavi topunu kutuya saklar, “Bu top benim, sizinle oynayamam!” dermiş. Ali ve Zeynep üzgün bir şekilde bahçeden ayrılırmış.

Bir gün, Eylül yine mavi topuyla bahçede tek başına oynarken köyün bilgesi Nanna Nine elinde eski bir kitapla yanına gelmiş. Nanna Nine’nin gözleri her zaman bilge bir ışıltıyla parıldarmış. Eylül’ün yanına oturup gülümseyerek, “Eylül, biliyor musun? Bu kitapta sihirli bir anahtarın sırrı yazıyor,” demiş.

Eylül’ün gözleri parlamış. “Sihirli bir anahtar mı? Onu ne yapacağım ki?” diye sormuş.

Nanna Nine gülümseyerek açıklamış: “Bu anahtar seni dünyanın en mutlu çocuğu yapabilir. Ama onu bulmak için önce paylaşmanın sırrını keşfetmelisin.”

Eylül biraz şaşırmış, hatta biraz da kızmış. “Paylaşmayı neden öğrenmem gerekiyor? Ben her şeyimi kendim seviyorum. Başkalarına verirsem hiçbir şeyim kalmaz ki!” diye homurdanmış.

Nanna Nine hafifçe gülmüş ve şöyle demiş: “Paylaşmak, bir şeyi kaybetmek değil, çoğaltmaktır, tatlım. Ama bunu anlaman için önce denemen gerekiyor. Eğer başarabilirsen, sihirli anahtar seni bulacak.”

Eylül hem merak hem de inatla bu maceraya atılmaya karar vermiş. “Tamam,” demiş, “Ama sadece bir kez deneyeceğim!”


Komşu Çocuklarla İlk Deneme

Ertesi sabah, Ali ve Zeynep bahçenin kenarında durmuş, Eylül’ün oynadığını izliyorlarmış. Eylül onları fark etmiş ama önce görmezden gelmeye çalışmış. Ancak sihirli anahtarın hikayesini hatırlayınca derin bir nefes almış ve cesaretini toplayarak, “Hey Ali, Zeynep! Gelin, benimle oynayın!” diye seslenmiş.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Sözünü Tutan Aslan Masalı

Ali ve Zeynep önce şaşırmış, ardından sevinçle bahçeye koşmuşlar. Eylül kutusundan mavi topunu çıkarmış ve “Ama dikkat edin, bu top benim en sevdiğim oyuncağım,” demiş.

Üç çocuk birlikte oynamaya başlamış. Top havada uçmuş, kahkahalar bahçeyi doldurmuş. Oyun sırasında Ali bir an durup, “Eylül, bu top gerçekten çok güzel. Bizimle paylaştığın için teşekkür ederiz,” demiş. Zeynep de eklemiş: “Seninle oynamak çok eğlenceli!”

Eylül, Ali ve Zeynep’in mutluluğunu görünce içinde sıcak bir his hissetmiş. “Belki de paylaşmak o kadar kötü bir şey değildir,” diye düşünmüş.


Paylaşmanın Sihirli Anahtarının İlk İşareti

O gece, Eylül yatağına uzanmış ve Nanna Nine’nin söylediklerini düşünmüş. Tam uykuya dalacakken, odanın köşesinden hafif bir ışık sızdığını fark etmiş. Gözlerini ovuşturmuş ve ışığın altın rengi kutusundan geldiğini görmüş! Hemen kutuyu açmış, ancak içinde yalnızca mavi top varmış. Hayal kırıklığına uğramış ama bir yandan da meraklanmış. “Bu, sihirli anahtarın ilk işareti olmalı,” diye düşünmüş.


Paylaşmanın Büyüsü

Ertesi gün Eylül, bahçesine gelen diğer çocuklarla da oyuncaklarını paylaşmaya karar vermiş. Bu kez yalnızca mavi topunu değil, diğer oyuncaklarını da ortaya çıkarmış. Çocuklar sevinçle teşekkür etmiş ve hep birlikte eğlenmişler. Oyuncakları paylaşırken Eylül fark etmiş ki, oyuncaklar ne kadar çok kişinin eline geçerse, kahkahalar o kadar çoğalıyormuş.

Bir gün, köy meydanında bir kutlama yapılacağını duymuş. Köydeki çocuklar herkesin getirdiği oyuncaklarla büyük bir oyun alanı kuracaklarmış. Eylül de mavi topunu alıp gitmiş. Oyuncaklar birleşince oyunlar daha da eğlenceli hale gelmiş. Eylül’ün mavi topuyla oynayan çocukların yüzündeki mutluluk, Eylül’ü hiç olmadığı kadar mutlu etmiş.


Gerçek Anahtar Ortaya Çıkıyor

Kutlamanın sonunda, Nanna Nine Eylül’ün yanına gelmiş. “Eylül,” demiş, “Bugün çok güzel bir iş başardın. Paylaşmanın sihrini anladın ve gerçek mutluluğu buldun. Şimdi sana sihirli anahtarını vereceğim.”

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Zamanda Yolculuk Yapan Tren

Eylül şaşırarak, “Ama kutumda zaten bir anahtar yoktu!” demiş.

Nanna Nine elini Eylül’ün kalbine koymuş ve gülümsemiş: “Sihirli anahtar hep buradaydı. Kalbindeki sevgi ve mutluluk, gerçek sihrin ta kendisidir. Artık sen bu anahtarla dostluk kapılarını açabilir, dünyayı daha güzel bir yer haline getirebilirsin.”

Eylül, o an anladığını hissetmiş. Paylaşmak yalnızca bir eşyayı başkalarına vermek değil, sevgiyi, dostluğu ve mutluluğu çoğaltmanın bir yoluymuş.


Mutlu Son ve Yeni Başlangıç

Eylül o günden sonra paylaşmayı hayatının bir parçası haline getirmiş. Köyün çocukları onu daha çok sever, hep birlikte oyunlar oynarlarmış. Bahçesi artık kahkaha sesleriyle dolup taşar, herkes orada kendini mutlu hissedermiş. Ve Eylül, içindeki sihirli anahtarı her gün biraz daha güçlendirdiğini fark etmiş.

Evet çocuklar Paylaşmanın Sihirli Anahtarı adlı masalımızda burada bitti. Sizde Paylaşmanın Sihirli Anahtarı gibi Eğitici Masallar yazarak tarafımıza gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uyuyacak. Masal göndermek için aşağıda ki resme tıklayabilirsiniz.

masal gonder

MasalAbi

Masal Abi Olarak Çocuklarıma Okumayacağım Hiçbir Masalı Evlatlarınıza Okumayacağımdan Emin Olabilirsiniz. Bende Bir Baba Olarak Kendi Evlatlarıma Okumadığım Hiçbir Masalı Sizlere Sunmuyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu