Teravih Namazının Işığı Masalı

Yusuf, Ramazan’da ilk kez babasıyla teravihe gidip abdestte suyu israf etmemeyi, camide sessiz ve düzenli olmayı öğrenir. Avluda ayakkabı karışıklığını fark edince dikkatli davranır ve çıkışta yaşlı bir komşuya yardım ederek teravihin ışığının kalpte yanan iyilik olduğunu anlar. Masal, ibadetin edep, saygı ve yardımlaşmayla güzelleştiğini anlatır.

sesli dinlemek icin tiklayin

Teravih Namazının Işığı

Bir varmış bir yokmuş… Ramazan’ın serin bir akşamında, Yusuf adında 7 yaşında bir çocuk, iftardan sonra salonda babasının yanına oturmuş. Dışarıdan ince bir rüzgâr sesi geliyor, mutfaktan çay kokusu yayılıyormuş.

Yusuf, gözlerini kocaman açıp sormuş:

“Baba… Teravihe ben de gelebilir miyim?”

Babası gülümsemiş.

“Elbette. Ama önce cami adabını konuşalım. Cami, kalbin de sessizleştiği yerdir.”

Yusuf merakla başını sallamış.

“O zaman ben çok sessiz olurum!”

Babası hafifçe kahkaha atmış.

“Güzel. Bir de dikkatli olacağız. Kimseyi rahatsız etmeyeceğiz.”

Hazırlanmışlar. Yusuf montunu giymiş, babası da eline küçük bir seccade poşeti almış. Sokak lambaları yanmış, gökyüzünde ince bir hilal parlıyormuş.

Camiye yaklaşınca Yusuf’un kalbi pıt pıt atmış. Kapıdan girerken babası usulca fısıldamış:

“Önce abdest alalım.”

Abdesthanede Yusuf musluğu açmış. Sular şırıl şırıl akarken Yusuf bir an dalmış. Babası hemen nazikçe elini Yusuf’un omzuna koymuş:

“Yusuf, su Allah’ın nimeti. Abdest alırken de israf etmeyiz. Az suyla da güzel abdest olur.”

Yusuf musluğu biraz kısmış.

“Böyle mi baba?”

“Evet. Bak, elini yıkadın, yüzünü yıkadın… Musluğu gereksiz akıtma. Hem temiz oluruz hem de nimete saygı duyarız.”

Yusuf abdestini tamamlayınca kendini çok “düzenli” hissetmiş. Sanki içi de tertemiz olmuş.

Cami avlusuna çıktıklarında insanlar yavaş yavaş geliyormuş. Ayakkabılar çıkarılıyor, raflara diziliyor. Yusuf ayakkabılarını çıkarırken heyecandan elindeki ayakkabıyı ters tutmuş. Bir anda yanında başka bir çocukla göz göze gelmişler.

“Benim ayakkabım nereye gitti?” diye fısıldayan bir amca duyulmuş.

Yusuf irkilmiş. Babası hemen Yusuf’a eğilmiş:

“Bak oğlum… Cami avlusunda düzen çok önemli. Ayakkabıları karıştırmamak da bir adaptır. Her şey emanet gibi düşünülür.”

Yusuf raflara bakmış. Gerçekten de birçok ayakkabı birbirine benziyormuş. Yusuf kendi ayakkabısını bulduğu yere dikkatle yerleştirmiş, sonra küçük bir fikir bulmuş:

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Ayışığıyla Dans Eden Minik Fare

“Baba… Ben ayakkabılarımı yan yana koyayım, bir de burayı aklımda tutayım.”

Babası memnun olmuş.

“Aferin. İbadetin bir parçası da düzen ve emanet bilincidir.”

İçeri girdiklerinde cami sıcak ve huzurluymuş. Halılar yumuşak, ışıklar tatlı tatlı yanıyormuş. Yusuf’un kulağına hafif Kur’an sesi gelmiş. Yusuf bir an etrafına bakmış, herkes sakince yerleşiyormuş.

Babası Yusuf’u yanına almış:

“Saf dediğimiz sıra var ya… Omuz omuza dururuz. Araya boşluk bırakmayız. Böylece birlik oluruz.”

Yusuf hemen düzelmiş, ayağını babasının yanına yaklaştırmış.

“Ben boşluk bırakmayacağım.”

Babası gülümsemiş.

“Bir de… camide koşmak, yüksek sesle konuşmak yok. İnsanlar ibadet ediyor.”

Yusuf bir şey söylemek istemiş ama kendini tutmuş. Sadece başını sallamış.

Teravih başlamış. Yusuf ilk rekatlarda biraz zorlanmış; ayakta durmak uzun gelmiş. Dizleri hafif sızlamış. Tam o sırada içinden “Keşke otursam” diye geçirmiş. Ama sonra babasının sözü aklına gelmiş: “Kalbin de sessizleştiği yer.”

Yusuf usulca nefes almış. “Ben de sabredeceğim,” demiş içinden.

Namaz boyunca etrafındaki büyükler çok sakindi. Yusuf da onları izleyince sakinleşmiş. Arada esnemek istemiş ama ağzını kapatmış. Ayağını halıya sürtecek olmuş, sonra sessizce yerinde durmuş. Yusuf, fark etmeden kocaman bir şey öğreniyormuş: Saygı, sessizce de gösterilebiliyormuş.

Namaz bitince herkes ağır ağır ayağa kalkmış. Cami çıkışında avlu daha kalabalık olmuş. Yusuf’un gözleri bir yere takılmış: Yaşlı bir amca, bastonuyla yavaş yürüyormuş. Ayakkabı raflarının yanında biraz durmuş, sanki ayakkabısını bulmaya çalışıyormuş. Kimse fark etmemiş gibiymiş.

Yusuf babasına fısıldamış:

“Baba… O amca zorlanıyor.”

Babası Yusuf’a bakmış.

“Görmen çok güzel. İstersen yardım edebiliriz.”

Yusuf hemen amcanın yanına gitmiş.

“Amca… Ayakkabınızı arıyor musunuz? Yardım edeyim mi?”

Yaşlı amca gözlüklerinin üzerinden Yusuf’a bakmış, gülümsemiş.

“Evladım… Benim ayakkabılar siyah, ama hepsi siyah görünüyor.”

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Küçük Robotun Büyük Macerası

Yusuf raflara dikkatlice bakmış. Amcanın ayakkabısı biraz eski, kenarı hafif aşınmışmış. Yusuf bulmuş.

“Sanırım bu,” demiş.

Amca sevinmiş.

“Allah razı olsun.”

Yusuf ayakkabıları amcanın önüne koymuş. Amca eğilmeye çalışınca Yusuf hemen kolunu uzatmış.

“Amca, istersen ben destek olayım.”

Amca Yusuf’un koluna nazikçe tutunmuş. Yusuf da babasının öğrettiği gibi yavaş yürümüş, acele etmemiş. Kapıya kadar birlikte yürümüşler.

Amca dışarı çıkınca başını kaldırıp gökyüzündeki hilale bakmış.

“Teravihin ışığı sadece camideki lambalar değil evladım,” demiş. “Asıl ışık… insanın kalbinde yanan iyiliktir.”

Yusuf bu sözü duyunca içi ısınmış. Babasına dönmüş:

“Baba… Ben bugün teravihte ışığı gördüm.”

Babası şaşırmış.

“Nerede gördün?”

Yusuf gülümsemiş.

“Kalbimde… çünkü yardım edince içim aydınlandı.”

Babası Yusuf’un başını okşamış.

“İşte teravihin en güzel dersi bu. İbadet sadece hareket değil; edep, saygı ve yardımlaşma.”

Yusuf o gece eve dönerken yürüyüşünü bile yavaşlatmış. Sanki adımları daha nazik olmuş. Ve içinden şöyle demiş:

“Yarın da… kalbimdeki ışığı büyüteceğim.”

Teravih Namazının Işığı Masalı İle İlgili Pedagojik Formatta Soru Cevap Bölümü

Bu teravih namazının ışığı masalında soru-cevaplar çocukların hikâyeyi daha iyi anlamasını, karakterlerin davranışlarını değerlendirmesini ve güvenli davranış alışkanlığı kazanmasını destekler.

1) Soru: Yusuf abdest alırken suyu neden az kullandı?

Cevap: Yusuf, babasının uyarısıyla suyun bir nimet olduğunu ve israf edilmemesi gerektiğini öğrendi. Abdest temizlenmek içindir; çok su akıtmak yerine yeteri kadar kullanmak hem temizliği sağlar hem de nimete saygıyı gösterir.
Pedagojik hedef: Kaynakları verimli kullanma, “israf etmeme” bilinci, sorumluluk.
Ek soru: Evde suyu israf etmeden yapabileceğin 1 küçük davranış ne olabilir?

2) Soru: Yusuf teravihte neden sessiz olmaya çalıştı?

Cevap: Çünkü camide insanlar ibadet ederken huzur ve sükûnet gerekir. Yusuf, yüksek sesle konuşmanın veya koşmanın başkalarını rahatsız edebileceğini öğrenerek saygılı davranmayı seçti.
Pedagojik hedef: Özdenetim, empati (başkasını rahatsız etmeme), sosyal kurallara uyum.
Ek soru: Sessiz olmamız gereken bir yerde (kütüphane, okul, hastane) nasıl davranmalıyız?

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Çiçek Tarlasında Bir Gün

Evet, Teravih Namazının Işığı Masalı adlı masalımızda burada bitti. Sizde Teravih Namazının Işığı Masalı gibi Dini Hikayeler yazarak tarafımıza gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uyuyacak. Masal göndermek için aşağıda ki resme tıklayabilirsiniz.

masal gonder

MasalAbi

Masal Abi Olarak Çocuklarıma Okumayacağım Hiçbir Masalı Evlatlarınıza Okumayacağımdan Emin Olabilirsiniz. Bende Bir Baba Olarak Kendi Evlatlarıma Okumadığım Hiçbir Masalı Sizlere Sunmuyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu