Sahurun Sessiz Kahramanı Masalı

Kerem, Ramazan’da ilk kez yarım gün oruç denemek için sahura kalkar ve kimseyi uyandırmadan yardım ederek “sessiz kahraman” olur. Gün içinde acıksa da sabretmeyi, kızmak yerine güzel konuşmayı ve kardeşiyle iş birliği yapmayı öğrenir. İftarda ise orucun sadece aç kalmak değil; sabır, nezaket ve iyilik olduğunu fark eder.

sesli dinlemek icin tiklayin

Sahurun Sessiz Kahramanı

Bir varmış bir yokmuş… Ramazan ayının ilk günlerine yakın, küçük bir evde Kerem adında meraklı bir çocuk yaşarmış. Kerem 6 yaşındaymış. Ramazan gelince evde bir başka güzel heyecan olurmuş: mutfaktan mis gibi kokular yükselir, masaya hurmalar konur, akşamları sohbetler uzar, ev sanki biraz daha sıcak olurmuş.

Bir akşam Kerem, annesinin yanına sokulmuş:

“Anne… Ben de oruç tutabilir miyim?”

Annesi gülümsemiş, Kerem’in saçını okşamış.

“Tutabilirsin canım. Ama sen küçüksün. İstersen yarım gün denersin. Zorlanırsan üzülmek yok, tamam mı?”

Kerem gözlerini parlatmış.

“Tamam! Ben deneyeceğim!”

O gece Kerem erken yatmış. Ama bir şey düşünüyormuş: Sahura kalkmak… Sahur deyince aklına hep sessiz bir ev, fısıltılar, tıkır tıkır kaşık sesleri gelirmiş.

Sabah olmadan önce, annesinin telefonu “tırr tırr” diye çok hafif titremiş. Kerem de sanki alarmı duymuş gibi gözlerini açmış. Oda karanlıkmış. Kerem yorganını yavaşça itmiş.

“Kalktım!” diye bağırmak istemiş… ama hemen elini ağzına kapatmış.

“Şşşt… herkes uyuyor,” diye fısıldamış kendi kendine.

Parmak uçlarında yürüyerek mutfağa doğru gitmiş. Salonun kapısından geçerken babasını görmüş; babası da sessizce kalkmış, gözleri gülüyormuş.

Babası fısıldamış:

“Vay… Sahurun sessiz kahramanı gelmiş!”

Kerem de fısıldamış:

“Ben sessiz yürüyorum. Kimse uyanmasın.”

Mutfağa girince annesi, küçük bir ışık yakmış. Tencere kaynamıyor, yağ cızırdamıyor… Her şey sanki “usul usul” ilerliyormuş.

Annesi Kerem’e bir tabak uzatmış:

“Kerem, şu tabakları masaya koyabilir misin? Ama dikkat… ses çıkarmadan.”

Kerem ciddi bir yüz takmış. Tabakları iki eliyle sıkıca tutmuş. Masaya koyarken “tık” bile çıkmasın diye yavaşça indirmiş. Bir bardak uzanmış, eli titremiş… Kerem derin bir nefes almış.

“Dikkat… sakin…” diye içinden konuşmuş.

Bardağı da sessizce yerleştirmiş. Annesi göz kırpmış.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Kayıp Hurma ve Paylaşmanın Bereketi

“Aferin. İşte bu: sabır.”

Babası da küçük bir tabağa hurma koymuş.

“Kerem, sahurun en güzel misafiri hurmadır,” demiş.

Kerem gülümsemiş.

“Ben iki tane yiyebilir miyim?”

“Tabii,” demiş annesi. “Ama önce…”

Kerem durup düşünmüş. Babası fısıldayarak hatırlatmış:

“Bismillah…”

Kerem de usulca:

“Bismillah,” demiş ve hurmayı yemiş.

Sahur bitince annesi su uzatmış.

“Şimdi niyet zamanı.”

Kerem gözlerini kapatmış gibi yapmış, çok ciddi bir sesle:

“Ben bugün… yarım gün oruç tutmaya niyet ediyorum,” demiş.

Babası Kerem’in omzuna dokunmuş.

“Niyet, kalbin sözüdür. Çok güzel.”

Kerem kendini bir anda büyümüş gibi hissetmiş.

Sabah olunca Kerem’in midesi önce hiç ses çıkarmamış. Hatta Kerem okula gitse bile sanki “ben iyiyim” diyormuş. Ama öğleye doğru, midesi minik bir kuş gibi “cıp cıp” etmeye başlamış.

Kerem, salonda oyuncaklarıyla oynarken küçük kardeşi Ece gelmiş. Elinde bisküvi varmış. Ece bir ısırık almış, sonra Kerem’e uzatmış:

“Kerem, al!”

Kerem bir an bisküviye bakmış. Kokusu da çok güzelmiş. Ama Kerem hemen aklından geçenleri yakalamış:

“Ben niyet ettim.”

Ece’ye gülümsemiş.

“Teşekkür ederim Ece. Ben oruç deniyorum. Sen ye.”

Ece şaşırmış.

“Sen aç değil misin?”

Kerem karnına dokunmuş.

“Biraz… ama sabrediyorum.”

O sırada annesi mutfaktan seslenmiş:

“Kerem, bana yardım eder misin?”

Kerem hemen koşmuş.

“Ederim!”

Annesi, bir sepet göstermiş:

“Şu poşetleri çöpe atabilir misin? Ama komşuları uyandırmadan, kapıyı yavaşça kapat.”

Kerem yine “sessiz kahraman” olmuş. Kapıyı “gıcır” bile demeden kapatmış. Çöpten dönünce annesi ona bir teşekkür bakışı atmış. Kerem’in içi ısınmış.

Öğleden sonra Kerem biraz yorulmuş. Susamış. Hatta bir an suratını asmış.

Tam o sırada Ece oyuncakları dağıtmış. Kerem’in legoları yere saçılmış. Kerem “Offf!” diye bağıracak olmuş… ama sahurdaki o sessizliği hatırlamış.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Minik Tavşan ve Kaybolan Havuç

“Sabır… ses çıkarmadan… kalbimi büyüt,” demiş içinden.

Ece’ye kızmak yerine, diz çökmüş.

“Ece, gel. Beraber toplayalım.”

Ece utangaçça:

“Tamam,” demiş.

İkisi birlikte toplarken Kerem’in siniri sanki erimiş. Kerem bir şeyi fark etmiş: Oruç sadece yemek yememek değilmiş. Bazen kızmamak, bazen güzel konuşmak, bazen de yardım etmekmiş.

Akşam yaklaşınca evin içi yine hareketlenmiş. Mutfakta yemek kokuları yayılmış. Masaya çorba, ekmek, hurma ve su konmuş. Kerem masaya bakmış.

“Ben de bir şey yapayım,” demiş.

Annesi gülümsemiş.

“Sen zaten gün boyu çok şey yaptın. Ama istersen bardakları sen koy.”

Kerem bardakları koymuş. Bu sefer ses çıkarmaya da gerek yokmuş ama yine dikkatli davranmış. Babası ezan sesini dinler gibi durmuş. Sonra hep birlikte masaya oturmuşlar.

Annesi:

“Kerem, bugün nasıldı?”

Kerem biraz düşünmüş. Sonra net bir sesle:

“Zordu… ama güzel. Ben en çok… kızmamayı öğrendim.”

Babası başını sallamış.

“İşte gerçek kahramanlık bu.”

Ezan okununca Kerem iki hurma almış, “Bismillah” demiş ve ilk lokmayı yemiş. Sanki bütün gün beklediği lezzet değil de, başardığı şeyin sevinci boğazından geçmiş.

İftardan sonra Kerem annesine sokulmuş.

“Anne… Ben bugün sessiz kahraman oldum mu?”

Annesi Kerem’i kucaklamış.

“Oldun. Çünkü sessizce yardım ettin, sabrettin, güzel konuştun. En büyük kahramanlık bazen kimse görmezken yapılan iyiliktir.”

Kerem gülümsemiş. O gece yatağına giderken içinden şunu geçirmiş:

“Yarın da… kalbimle oruç tutacağım.”

Ve uykuya dalmış.

Sahurun Sessiz Kahramanı Masalı İle İlgili Pedagojik Formatta Soru Cevap Bölümü

Bu soru-cevaplar çocukların hikâyeyi daha iyi anlamasını, karakterlerin davranışlarını değerlendirmesini ve güvenli davranış alışkanlığı kazanmasını destekler.

1) Soru: Kerem neden “sessiz kahraman” oldu?
Cevap: Kerem, sahurda ve gün içinde kimseyi rahatsız etmeden, dikkatli ve nazik davranarak yardım etti. Ayrıca zorlandığı anlarda bağırmak yerine sabır gösterdi, güzel konuştu ve kardeşiyle iş birliği yaptı. Bu davranışlar çocuğa “iyilik ve sorumluluk” duygusunu kazandırır.
Pedagojik hedef: Sabır, özdenetim ve sorumluluk becerilerini desteklemek.
Ek soru: Sence sen evde “sessiz kahraman” olabileceğin hangi küçük yardımı yapabilirsin?

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Süpernova Gezegeni ve Yıldız Avcıları Masalı🚀

2) Soru: Oruç sadece yemek yememek midir?
Cevap: Hayır. Oruç; sabır, öfkeyi kontrol etme, güzel söz söyleme, paylaşma ve yardım etme gibi davranışları da içerir. Çocuk, orucun “kalp ve davranış” boyutunu anlayınca ibadeti daha anlamlı yaşar.
Pedagojik hedef: Değer eğitimi (nezaket, empati, özdenetim) ve dini kavramları yaşa uygun şekilde somutlaştırmak.
Ek soru: Bugün sabır gerektiren bir anda “güzel davranış” seçseydin, ne seçerdin?

Evet, Sahurun Sessiz Kahramanı Masalı adlı masalımızda burada bitti. Sizde Sahurun Sessiz Kahramanı Masalı gibi Dini Hikayeler yazarak tarafımıza gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uyuyacak. Masal göndermek için aşağıda ki resme tıklayabilirsiniz.

masal gonder

MasalAbi

Masal Abi Olarak Çocuklarıma Okumayacağım Hiçbir Masalı Evlatlarınıza Okumayacağımdan Emin Olabilirsiniz. Bende Bir Baba Olarak Kendi Evlatlarıma Okumadığım Hiçbir Masalı Sizlere Sunmuyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu