Gizemli Çukur Masalı

Efe ve Ada, parkın arkasındaki gizemli çukura merak edip yaklaşınca yanlışlıkla içine düşerler. Çukurun içinde yıllardır kaybolan eşyalar ve “bulan sahibini arasın” notları olduğunu fark ederler. Mahalleli ip ve yardımlaşmayla çocukları çıkarır, çukuru güvenli hale getirir ve gerçek hazinenin yardım etmek olduğunu anlarlar.

sesli dinlemek icin tiklayin

Gizemli Çukur Masalı

Küçük bir mahallede, parkın arkasında boş bir arsa vardı. Arsada çimenler uzar, rüzgâr “fıs fıs” diye eserdi. Ama herkesin asıl konuştuğu şey başkaydı:

Orada gizemli bir çukur vardı.

Büyükler yanından geçerken fısıldardı:
“Oraya yaklaşmayın.”
“İçi belli değil.”
“Düşerseniz zor çıkarsınız.”

Çoğu insan merak ederdi ama korktuğu için bakmadan yürüyüp giderdi.

Bir gün Efe ve Ada parkta oynarken top yuvarlandı. Top “pıt pıt” diye arsanın kenarına kadar gitti.

Efe topu almak için koştu:
“Topum kaçtı!”

Ada hemen seslendi:
“Yavaş! Büyükler buraya tehlikeli diyor.”

Efe durdu. İkisi de çukura uzaktan baktı. Çukurun kenarında küçük taşlar vardı. Sanki bir şey oradan aşağıya düşmüş gibiydi.

Ada fısıldadı:
“Acaba içinde ne var?”
Efe gözlerini büyüttü:
“Hazine mi?”

Tam o sırada yanlarından yaşlı bir amca geçti. Elinde poşet vardı. Çukuru görünce başını salladı:
“Evlatlar, merak etmek güzel… ama yaklaşmak tehlikeli.”

Ada sordu:
“Amca, içine kimse bakmadı mı?”
Amca iç çekti:
“Bakan oldu. Ama korkup geri döndüler. Bu çukur eskiden eski bir kuyu gibiymiş. Sonra üstü açık kalmış.”

Efe yutkundu:
“Peki… hazine var mı?”
Amca gülümsedi:
“Bazı hazineler altın olmaz. Ama önce güvenlik.”

Amca giderken ekledi:
“Topunuzu alacaksanız, kenara basmayın. Biriniz geride dursun.”

Efe topa yaklaşırken ayağı küçük bir taşa takıldı. “Hop!” diye dengesini kaybetti. Ada uzandı:
“Efe!”

Ama çok geçti. Efe kenardan kaydı ve çukura düştü. Ada korkuyla bağırdı:
“Efe!”

Efe aşağıda “pof” diye yumuşak bir şeye oturdu. Meğer dipte kum ve kuru yapraklar birikmişti. Canı acımamıştı ama çok korkmuştu.

Efe seslendi:
“Ada! Ben iyiyim… ama burası karanlık!”

Ada panikledi. Kenardan bakarken ayağı kaydı. O da “şlap” diye aşağıya indi. İkisi bir aradaydı şimdi.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Elektriksiz Gün: Defne ve Kerem’in Macerası

Ada titrek bir sesle:
“Keşke yaklaşmasaydık…” dedi.

Gözleri karanlığa alışınca etraflarını gördüler. Çukurun içinde:

Paslanmış bir küçük anahtar,

Eski bir tahta kutu,

Bir köşede birikmiş birkaç oyuncak,

Bir de duvara sıkışmış renkli bir fener vardı.

Ada feneri aldı, düğmesine bastı. “Klik!” Işık yandı.

Efe şaşırdı:
“Burada fener ne arıyor?”

Kutunun üstünde küçük bir kâğıt vardı. Ada okudu. Kâğıtta büyük harflerle şunlar yazıyordu:

“BULAN, SAHİBİNİ ARASIN.”

Ada mırıldandı:
“Bu bir hazine değil… sanki kayıp eşyalar…”

Efe kutuyu açtı. İçinden küçük küçük notlar çıktı:

“Kırmızı araba Kayra’nındır.”

“Bu bileklik Elif’indi.”

“Bu anahtar amcamın kulübesine ait.”

Efe gözlerini kocaman açtı:
“Demek insanlar bir şey düşürmüş… sonra bulamamış.”

Ada fısıldadı:
“Gizem bu mu? Çukur, kaybolan eşyaları topluyor!”

İkisi birden yukarı baktı. Çukur derindi. Tek başlarına çıkamazlardı.

Ada derin bir nefes aldı:
“Bağırıp yardım isteyelim.”

Efe başını salladı. İkisi birden bağırdı:
“Yardım! Buradayız!”

Sesleri çukurda yankı yaptı: “Yardım… buradayız…”

Bir süre sonra yukarıdan bir ses geldi:
“Kim var orada?”

Ada sevinçle:
“Biz! Çocuğuz! Düştük ama iyiyiz!”

Az sonra kalabalık bir ses duyuldu. İnsanlar toplanmıştı. Biri dedi ki:
“Hemen ip getirin!”
Bir diğeri:
“Merdiven var mı?”
Bir başkası:
“Çocuklar sakin olun!”

Bir baba kalın bir ip uzattı.
“İpi sıkı tutun. Önce biriniz!”

Ada ipi tuttu, yukarı tırmandı. Ellerini sımsıkı yaptı. Yukarı çıktığında bir teyze onu kucakladı:
“Geçmiş olsun.”

Sonra Efe tırmandı. O da çıktı. İkisi de nefes nefese kaldı ama güvendeydiler.

Efe hemen dedi ki:
“Biz iyiyiz! Ama içeride bir sürü eşya var!”

Herkes şaşırdı:
“Ne eşyası?”

Ada heyecanla anlattı:
“Çukurda notlar var. Kaybolan eşyalar gibi. Üstünde ‘bulan sahibini arasın’ yazıyor!”

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Ayışığı Krallığı ve Gümüş Kanatlı Kuş

Mahalledeki insanlar ipi tekrar sarkıttı. Bu sefer büyükler dikkatle aşağı baktı. Fenerle eşyalar göründü.

Bir anne ağladı:
“Bu benim çocuğumun kaybettiği oyuncak!”
Bir amca:
“Şu anahtar benimki!”

Meğer yıllardır kaybolan eşyalar, yağmur ve rüzgârla çukura sürüklenmiş; bazı insanlar da bulduklarını “belki sahibi çıkar” diye oraya bırakmıştı.

Yaşlı amca kalabalığın içinden çıktı ve dedi ki:
“İşte gerçek hazine bu. Yardımlaşma.”

Efe utangaçça başını eğdi:
“Biz merak ettik… ama yanlış yaptık.”
Ada da ekledi:
“Güvenliğe dikkat etmedik.”

Bir abi diz çöktü, onların göz hizasına geldi:
“Merak etmek güzel. Ama önce sormak ve önlem almak gerekir.”

O gün mahalleli birlikte çalıştı. Çukurun etrafına tahta bir çit yaptı. Üzerine de büyük bir tabela astılar:

“DİKKAT! TEHLİKE. YAKLAŞMA.”

Ama bir şey daha yaptılar. Parkın yanına küçük bir kutu koydular. Üstüne yazdılar:

“KAYIP EŞYA KUTUSU”

Ada gülümsedi:
“Artık kaybolan eşyalar çukura değil, buraya gelecek.”

Efe de gülümsedi:
“Ve biz gizemi herkese anlatacağız: Gerçek hazine yardım istemek ve yardım etmekmiş.”

O günden sonra mahallede herkes şu cümleyi hatırladı:
“Merak güzel şey… ama önce güvenlik.”

Gizemli Çukur Masalı İle İlgili Pedagojik Formatta Soru Cevap Bölümü

Bu Gizemli Çukur masalının bu bölümündeki soru-cevaplar çocukların hikâyeyi daha iyi anlamasını, karakterlerin davranışlarını değerlendirmesini ve güvenli davranış alışkanlığı kazanmasını destekler.

1) Soru: Efe ve Ada neden çukura yaklaştı, neyi unuttular?

Cevap: Merak ettikleri için yaklaştılar. Merak iyi bir duygudur; yeni şeyler öğrenmemizi sağlar. Ama Efe ve Ada “güvenlik” kısmını unuttu. Büyüklerin uyarısını dinlemediler, kenara çok yaklaştılar ve düşme riski olduğunu hesaba katmadılar. Doğru davranış; yaklaşmadan önce bir büyüğe söylemek, güvenli mesafede kalmak ve tehlikeli alanlardan uzak durmaktır.
Pedagojik hedef: Merak ile güvenlik arasındaki dengeyi öğretmek.
Ek soru: Sence merak ettiğin tehlikeli bir şey olursa kime sorarsın?

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Namazın Gücü: Küçük Duru’nun Huzurlu Yolculuğu

2) Soru: Hikâyedeki “gerçek hazine” neydi?

Cevap: Gerçek hazine altın ya da mücevher değil; insanların birbirine yardım etmesiydi. Mahalleli ip getirdi, merdiven düşündü, çocukları sakinleştirdi ve birlikte çözüm buldu. Ayrıca kayıp eşyaların sahibine dönmesi de iyilik ve paylaşma sayesinde oldu. Bu hikâye, “birlikte olunca zor işler kolaylaşır” mesajı verir.
Pedagojik hedef: Yardımlaşma, topluluk bilinci ve empati geliştirmek.
Ek soru: Sen bir arkadaşın zor durumda kalınca ona nasıl yardım edebilirsin?

Evet, Gizemli Çukur Masalı adlı masalımızda burada bitti. Sizde Gizemli Çukur Masalı masalı gibi Uyku Masalları yazarak tarafımıza gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uyuyacak. Masal göndermek için aşağıda ki resme tıklayabilirsiniz.

masal gonder

MasalAbi

Masal Abi Olarak Çocuklarıma Okumayacağım Hiçbir Masalı Evlatlarınıza Okumayacağımdan Emin Olabilirsiniz. Bende Bir Baba Olarak Kendi Evlatlarıma Okumadığım Hiçbir Masalı Sizlere Sunmuyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu