Yayladaki Çocuklar ve Paylaşım Sofrası Masalı

Yaylada yaşayan Aybike, Toprak ve Zeynep, öğle yemeğini yerken yalnız ve aç bir çocuk olan Halil’le karşılaşır. Sofralarını ve sevgilerini onunla paylaşırlar, birlikte oyun oynayıp dost olurlar. Masal, paylaşmanın, misafirperverliğin ve kardeşliğin gücünü anlatır.

sesli dinlemek icin tiklayin

Yayladaki Çocuklar ve Paylaşım Sofrası

Gökyüzüne en yakın yer neresidir bilir misin?
Belki bir dağın zirvesi… Belki de çocukların neşeyle koşturduğu bir yayla.

İşte o yaylalardan birinde, yüksek çamların gölgesinde kurulmuş bir oba vardı. Rüzgâr burada hem serin hem de şefkatli eserdi. Kuş sesleri çiçek kokularıyla yarışır, sabah güneşi dağların tepelerine gülümseyerek doğardı.

Bu obada üç kardeş yaşardı:
Aybike, Toprak ve minik Zeynep.
Aybike yedi yaşındaydı; düşünceli, sessiz, sabırlı bir ablaydı. Toprak beş yaşındaydı; her şeyi merak eden, taşlardan kule yapmayı seven, azıcık sabırsız ama çok sevecen bir çocuktu. Zeynep ise üç yaşındaydı; en çok gülen, en çok soran, en çok sarılan kardeşti.

Her sabah gün doğarken, anneleri bohçayı hazır ederdi:
— “Bugün keçileri Güllü Dere’ye götürün,” derdi.
— “Ama öğle vakti dinlenin, yemeğinizi bölüşün, suyunuza dikkat edin.”

Üç kardeş annelerinin sözünü hiç unutmazdı. Keçileri önlerine katar, Güllü Dere’nin yolunu tutarlardı. Yürürken Zeynep bazen yorulur, Toprak onu sırtında taşırdı. Aybike önden gider, yüksek otları eliyle kenara iterdi.

Güllü Dere, suyu incecik akan, etrafı rengârenk çiçeklerle çevrili bir yerdi. Su berraktı; içindeki taşlar bile saydam görünürdü.

O gün yine bu güzel dere kenarında mola verdiler. Aybike bohçayı serdi, Toprak taşları düzgünce yerleştirerek sofraya çevirdi. Zeynep çiçeklerden masa süsü yaptı.

Bohçada neler vardı neler!
Köy peyniri, zeytin, domates, annelerinin elleriyle yaptığı cevizli ekmek…
Ve incecik kesilmiş karpuz dilimleri. Karpuzlar bohçanın kenarında serinlesin diye derenin yanına bırakılmıştı.

Tam sofraya oturacaklardı ki uzaktan biri belirdi.
Tozlu pantolon, eski bir gömlek, dağınık saçlar…
Ayakta duruyordu ama bir adım atmadan, sadece bakıyordu.

Aybike hemen ayağa kalktı:
— “Merhaba! İyi misin?”

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Ay Macerası: Robotlar ve Parlayan Taş Masalı

Çocuk bir adım attı, sonra durdu.
— “Ben… Ben Halil. Obamız dün göç etti. Biz başka yaylaya gidiyorduk ama annem yüklerken düşen süt güğümünü bulmam için beni geri yolladı. Yolda kayboldum… Korkuyorum. Ve… Açım.”

Zeynep hemen elindeki domatesi Halil’e uzattı.
— “Al, ye. Bu domates tatlı.”
Toprak tereddütle baktı. Sofra tam üç kişi içindi. Ama… sonra başını salladı.
— “Ben karpuzdan iki dilim yiyeyim, sen de bir tane al. Hepimize yeter.”
Aybike gülümsedi.
— “Gel Halil, sofrada bir fazla eksik olmaz. Sofrada ne varsa paylaşılır.”

Halil önce yavaş yavaş yaklaştı, sonra yere oturdu.
Ellerini dizlerine koydu, başını eğdi.
— “Annem hep derdi ki: ‘Oğlum, sofra büyüyünce ekmek küçülmez. Kalpler birleşirse yemek bereketlenir.’”

O söz öyle bir güzeldi ki, çocuklar sessiz kaldı bir an.
Sonra Zeynep Halil’in yanına oturdu, omzuna yaslandı.
Toprak karpuzu uzattı, “Soğuk, ama güzel,” dedi.
Aybike:
— “Bizimle oynamak ister misin? Sonra seni yayla yoluna kadar götürürüz.”

O gün Halil ile birlikte çiçeklerden ev yaptılar.
Zeynep çam iğnelerinden halı yaptı, Toprak keçi boynuzlarından kule kurdu.
Halil eski masallar anlattı.
— “Dedem anlatırdı; her çiçeğin kalbinde bir dua varmış. Yere bastığımızda dikkat etmemiz gerekirmiş.”

Güneş yavaşça dağların arkasına çekilirken Aybike elini Halil’in omzuna koydu.
— “Sen kaybolmadın Halil. Doğru kalplere çıktın. Artık biz senin kardeşin gibiyiz.”

Halil gülümsedi.
— “Ben de size minnetle dua edeceğim. Bu günü hiç unutmayacağım.”

Ertesi gün Halil obasına döndü. Ama çocuklar arasında bir sır vardı artık:
Bir sofrada sevgi varsa, paylaşmak güzeldir.
Ve en güzel masal, birlikte yenilen bir lokmadan sonra başlardı.

Yayladaki Çocuklar ve Paylaşım Sofrası Masalı İle İlgili Pedagojik Formatta Soru Cevap Bölümü

Bu soru-cevaplar çocukların hikâyeyi daha iyi anlamasını, karakterlerin davranışlarını değerlendirmesini ve güvenli davranış alışkanlığı kazanmasını destekler.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Sihirli Çömlek ve Fakir Balıkçı

⚖️ Soru: Aybike, Toprak ve Zeynep, Halil’in aç ve yalnız olduğunu öğrendiklerinde nasıl davrandılar ve bu onlara ne öğretti?

Cevap: Çocuklar, Halil’i tanımamalarına rağmen ona şefkatle yaklaştılar. Sofralarını onunla paylaştılar, onu oyunlarına davet ettiler ve yanında olduklarını hissettirdiler. Bu davranışları sayesinde gerçek zenginliğin sadece yiyecekte değil, kalpten gelen sevgide ve paylaşımda olduğunu öğrendiler. Halil de yalnız hissettiği bir anda kardeşlik, güven ve dostlukla tanıştı.

🎯 Pedagojik Amaç: Çocuklara yardımseverliğin, paylaşmanın, misafirperverliğin ve empati kurmanın önemini öğretmek. Ayrıca zor durumda olan birine destek vermenin hem o kişiyi hem de destek vereni nasıl mutlu ettiğini kavratmak.

📌 Ek Soru: “Sen böyle bir durumda olsaydın, yanında oturan arkadaşın aç ve üzgün olsaydı, sen ne yapardın?”

Evet, Yayladaki Çocuklar ve Paylaşım Sofrası adlı masalımızda burada bitti. Sizde Yayladaki Çocuklar ve Paylaşım Sofrası gibi Eğitici Masallar yazarak tarafımıza gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uyuyacak. Masal göndermek için aşağıda ki resme tıklayabilirsiniz.

masal gonder

MasalAbi

Masal Abi Olarak Çocuklarıma Okumayacağım Hiçbir Masalı Evlatlarınıza Okumayacağımdan Emin Olabilirsiniz. Bende Bir Baba Olarak Kendi Evlatlarıma Okumadığım Hiçbir Masalı Sizlere Sunmuyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu